Türkçe




DAVRANIÞ PROBLEMÝ

 
Ýzlenme 2230


Uyum,bireyin sahip olduðu özelliklerinin kendi benliðiyle içinde bulunduðu çevre arasýnda dengeli bir iliþki kurabilmesi ve bu iliþkiyi sürdürebilmesi þeklinde tanýmlanabilir.

 

Geliþim evrelerinin getirdiði doðal zorluklara yakýn çevrenin olumsuz etkileri katýldýðýnda,çocukta bunlara tepki olarak çoðunlukla duygusal düzeyde bozukluklar görülebilir. Bu olumsuz tepkilere “uyum ve davranýþ bozukluklarý” denir. Bu ana baþlýk altýnda,parmak emme,týrnak yeme,alt ýslatma gibi alýþkanlýk bozukluklarýndan,suçluluk olarak tanýmladýðýmýz anti-sosyal davranýþa kadar uzanan uyum güçlükleri toplanabilir. Alýþkanlýk bozukluklarý,çoðu fizyolojik düzeyde sayýlabilecek uyum güçlüklerinin süregelmesi ve olumsuz birer alýþkanlýk halinde yerleþmesi þeklinde tanýmlanabilir.

 

ALT ISLATMA:

Genellikle çocuklar mesane kontrolü gerçekleþinceye kadar, yani ortalama olarak 2-3 yaþlarýna kadar geceleri altlarýný ýslatýrlar. Gündüz kontrol 2 yaþ dolaylarýnda,gece kontrol ise 3,5-4,5 yaþlarý arasýnda kazanýlýr. Çocuklarýn hemen hepsinin idrar ve dýþký kontrolünü kazandýklarý 4 yaþýndan sonra hala alt ýslatmanýn devam etmesi enuresis adýný alýr

 

Enuresis,hem sýk rastlanmasý,hem de çocuk ve ana baba için zor bir durum olmasý açýsýndan tüm davranýþ bozukluklarý içinde en önemlisidir. Ortalama 4-5 yaþ çocuklarýnýn tümünün % 15 kadarý altýný ýslatýr,yani enuretiktir. Çocuklardaki altýný ýslatmalarýn % 80 i gece (enuresis nocturna) % 5 i gündüz (enuresis diurna) görülmektedir. Bu oran okul çaðýnda bir miktar azalmakla birlikte çocukluðun ortalarýna,hatta ergenliðe kadar devam ettiði görülür. Her yaþ için enuresis erkeklerde kýzlara oranla 2 kat daha fazladýr.

 

Tedavi:

Alt ýslatma sorunu karþýsýnda özellikle ilk çocukluk döneminde tedaviden kaçýnýlmalýdýr. Okul çaðýndaki çocuklarý hala alt ýslatmasý durumunda,anne babalar,çocuðun organik rahatsýzlýðý ya da duygusal sorunu olduðundan endiþe ederek gerekli önlemleri almalýdýrlar. Bu sorun,önlem alýnmadýðý takdirde sadece anne-baba-çocuk arasýndaki iliþkiyi bozmakla kalmaz,çocuðun arkadaþ iliþkilerini de olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle genellikle enuretik çocuklarýn arkadaþlarýna oranla daha çok duygusal sorunlarý vardýr.

 

Alt ýslatma sorunu zamanla idrar kesesindeki olgunluðun gerçekleþmesi, tuvalet kontrolünün artmasý ya da ruhsal zorlanmanýn ortadan kalkmasý sonucu kendiliðinden kaybolur. Alt ýslatmanýn ilkokul yýllarýnda hala süregelmesi halinde,önce sorunun kaynaðýný saptamak amacýyla bu duruma yol açabilecek çeþitli etkenler araþtýrmalý,varsa ortadan kaldýrmak üzere yerine göre organik ya da psikolojik tedavi yoluna gidilmelidir.

 

Bu amaçla enuresis’in tedavisinde organik nedenlerin araþtýrýlmasý,uyku aðýrlýðýnýn giderilmesi,ruhsal çatýþmanýn önlenmesi gereklidir.

 

DIÞKI KAÇIRMA:

Organik bir neden sözkonusu olmaksýzýn çocuðun 3-4 yaþýndan itibaren dýþkýsýný kontrol edemeyerek altýný kirletmesine enkopresis denir. Enuresis’e oranla daha az rastlanan bu bozukluk genellikle uygun olmayan tuvalet eðitimi, aile içi çatýþmalar,annenin aþýrý titizliði gibi nedenlerden kaynaklanabilir.

 

Tedavi:

Genellikle enkopresis tedavisinde 3 esas kuramsal yaklaþým týbbi,psikanalitik ve davranýþsal tedavilerden biri uygulanýr. Týbbi müdahale, uygun bir rejim ile birlikte dýþkýnýn kontrolü için lavman,laksatif ve fitil kullanarak,feces ile doðrudan fiziksel kontrolü saðlanmaya çalýþýlýr.

 

Enkopresis,psikanalitik görüþe göre,iç çatýþmalarýn bir belirtisi olarak deðerlendirilir. Tedavi doðrudan ve dolaylý olmak üzere iki grupta ele alýnabilir. Doðrudan tedavi;oyun terapisi,psikoterapi ya da grup terapisi yoluyla varýlan taný doðrultusunda sürdürülen tedavidir. Dolaylý tedavi ise;aile terapisi, öðretmenle görüþme gibi çevre þartlarýný iyileþtirmeyi amaçlayan tedavi türüdür.

 

PARMAK EMME:

Parmak emme,normal çocuklarda herhangi bir psiko-patolojik etken olmaksýzýn 3-4 yaþlarýna kadar bir olgudur. Bebeklerin çoðu baþ parmaklarýný ya da diðer parmaklarýný emerler. Zararsýz bir davranýþ olan parmak emmeye hemen bebeklerin tümünde rastlanmasýnýn en önde gelen nedeni yeni doðan bebeklerin parmak emmeyi daha anne rahminde öðrenmiþ bulunmalarý ve doðuþtan sahip olduklarý en güçlü reflekslerden birinin emme refleksi olmasýdýr.

 

Alt ýslatmalarda olduðu gibi,sürekli parmak emme alýþkanlýðý da psikolojik sorun ve gerginliklerin bir sonucu olarak geliþebilir. Parmak emme alýþkanlýðý karþýsýnda anne ve babanýn yapacaðý en saðlýklý yaklaþým,olayý telaþa kapýlmadan sabýrla karþýlamak ve sürekli ilgilenmekten kaçýnarak,çocuða bu alýþkanlýðýn bebekçe bir davranýþ olduðunu,baþkalarýnýn gözüne hoþ görünmeyeceðini basit bir dille anlatmaktýr. Aile içinde sürekli ayný alýþkanlýðý konu edinerek dikkatleri çocuk üzerine çekmek,bu nedenle telaþa ve gerginliðe girmek ve çözüm amacýyla çocuðu sürekli eleþtirmek yanlýþ anne ve baba davranýþlarý arasýnda sayýlýr.

 

Alt ýslatmayla benzerliði nedeniyle parmak emme de yaþla azalýr. Bu konuda da yine özellikle ilk çocukluk döneminde tedaviden kaçýnýlmalýdýr. Okul öncesi dönemindeki parmak emme ya da alt ýslatma durumunda gereksiz telaþ yerine olayýn temelinde anne-babanýn da etkisi bulunduðu düþünülerek uzmanlarca sabýrlý ve sürekli bazý eðitimsel önlemler uygulanmalýdýr

 

TIRNAK YEME:

Týrnak yeme alýþkanlýðýna 3-4 yaþlarýndan önce sýklýkla rastlanmaz. Ancak ender olarak 15 aylýk gibi erken bir dönemde de görülebilir.

 

Týrnak yeme bir güvensizlik belirtisi olarak kabul edilir. Aile içinde aþýrý baskýlý ve otoriter bir eðitimin uygulanmasý,çocuðun sürekli azarlanarak eleþtirilmesi,kýskançlýk,yetersiz ilgi ve sevgiyle sýkýntý v gerginlik týrnak yemeye neden olan baþlýca etkenler olarak sayýlabilir. Çocuklarýn hemen yarýsýnda görülen bu alýþkanlýðýn kazanýlmasýnda aile içinde týrnak yiyen bir modelin çocuk tarafýndan taklit edilmesi de bir etken olabilir.

 

Tedavi:

En etkili tedavi yöntemi,3-4 yaþlarýna kadar bu alýþkanlýðýn anne ve baba tarafýndan görmezden gelinmesidir. Çocuðun bu alýþkanlýðý kazanmasýna neden olan etkenler saptanarak konuya çözüm getirilebilir. Ancak çocuðun kendisini güvensiz hissetmesi halinde bu alýþkanlýða yeniden baþladýðý görülür. Çocuðun gururunu okþayarak týrnak yemenin onu nedenli çirkin yapabileceði telaþsýz bir biçimde anlatýlmalýdýr. Özellikle kýz çocuklarý için manikür malzemesi alýnarak, týrnaklarýnýn manikürlü ve yenmiþ biçimleri onlara gösterilmelidir.

ÇOCUKTA TÝKLER:

Tik istemli (iradi) çalýþan çizgili beden kaslarýnda istem dýþý ortaya çýkan aralýklý kasýlmalardýr. En sýk yüz ve boyun kaslarýnda olur. Göz kýrpma,dudak kenarlarýnýn çekilmesi,boyun oynatma,boyun bükme,baþý sallama,omuz oynatma biçiminde görülür.

 

Tikler genellikle iç gerilimlerin ve ya çatýþmalarýn öncüleri ya da açýk belirtileridir. Bazen çocuk her boynunu silkiþte,kaþlarýný,gözlerini oynatýþta iç yaþamýndaki bir gerilimden kurtulma çabasý içinde olduðunu açýklayabilir.

 

Çocukta tik görüldüðünde,bir pedagog ya da çocuk ruh hekimine baþvurmak gerekir. Tike neden olabilecek organik etkenler dikkatle ele alýnmasý, varsa bu tür bozukluklarýn tedavisi yoluna gidilmelidir. Tiki oluþturan nedenler ruhsal kökenli olduðu taktirde,çocuklara oyun terapisi,psikoterapi yoluyla, ergenlere grup terapisi,psikodrama ya da psikoterapi yoluyla gerekli psikolojik tedavi uygulamalýdýr.

 

Anne ve baba çocuða güven vermeli,tiki üzerinde durmamalý ve bu nedenle gerginleþmemelidirler. Çocuk,davranýþlarý nedeniyle cezalandýrýlmamalý ve küçük görülmemelidir.

 

YALAN SÖYLEME:

Yalan Söylemek bir hatayý gizlemek amacýyla gerçeðe uygun olmayan bir giriþimde bulunmaktýr. Bu giriþim sözle olabildiði gibi,jest,yazý ve susmayla da olabilir. Sosyal bir davranýþ olan yalanýn amacý,baþkalarýný yanýltmaktýr.

 

Yaþamýn ilk 5 yýlýnda çocuðun yalan söylemesi konusunda endiþe etmeye gerek yoktur. Gerçeðe sadýk kalma çocukta giderek geliþen bir olgudur. Çocuðun gerçeðe sadýk kalmasý konusunda ýsrar etmek ve çocuða yalan söylediðini kanýtlama giriþiminde bulunmak yanlýþtýr. Çocuk açýkça anlaþýlan bir yalan söylediði zaman endiþeyle karþýlanmamalýdýr. Ancak çocuk 4 yaþýna geldiðinde, yalan salt övünmekten öte bir amaçla söylenmiþse,düþ gücü ürünü ya da bir þaka deðilse,o zaman annenin çocuða,eðer doðruyu söylemezse ona ne zaman inanacaðýný bilemeyeceðini söylemesi yeterlidir. Sert cezalar suçlanmadan kaçmak için çocuðun yalan söylemesine yol açar.

 

Yalancýlýk olayý çevresel iliþkilerle birlikte ele alýnmalýdýr. Önce çocukta yalancýlýðýn geliþmesini kolaylaþtýran nedenlerin bulunmasý gereklidir. Sonra da aile çevresiyle iþbirliði yapýlýp,çocuða doðruluðun yararlarý,getireceði haz ve avantajlar elle tutulur biçimde öðretilmelidir.

 

ÇALMA-HIRSIZLIK:

Çocuklarda çalmalarýn büyük bir bölümü,aile çevresinin çocuða mülkiyet ve mülkiyetle ilgili haklara saygý göstermesi konusunda gerekli kavram ve alýþkanlýklarý aþýlamakta baþarý gösterememesinden ileri gelir,çocukta doðuþtan mülkiyet kavramý yoktur çevresinde gördüðü,hoþuna giden ya da gereksinme duyduðu eþyayý çocuk kendine mal etmeye ya da düþünmeden kullanmaya giriþir. Mülkiyetin anlamý çocuðun geliþimine uygun olarak ailece kendisine aþýlanmalýdýr.

 

Çalma olayý çocukta 5 yaþýna kadar bir sorun oluþturmaz. Her çocuk nesnelere sahip olmaný n anlamýný ve baþkalarýna ait olan þeyleri alamayacaðýný öðrenmelidir. Bunu öðretmenin en iyi yolu,çocuðun kendisine ait eþyalarý olmasýný saðlamak ve yeterince büyüyünce kendisine harçlýk vermektir. Çocuðun ayrý odasý ve çekmeceleri olmasý da tercih edilecek bir durumdur.

 

Tedavi yönteminde ana ilke benliði güçlendirmeye,benliði zayýflatan içi çatýþmalarý açýða çýkarmaya dayanýr. Böylelikle anti-sosyal davranýþ,yerini toplumca kabul edilmiþ uyumlu davranýþ biçimlerine býrakýr.


13/04/2021 Gün Ortalama:41  Bugün15 ziyaret var  Sitede 1 Kişi var  IP:3.231.230.175