Türkçe

ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

 
İzlenme 1200

Öğrenme yetersizliği olan çocukları tanımanı birinci metodu bu çocukların temel beceri alanlarındaki gelişmelerini ortalama gelişim kalıpları içinde aynı yaştaki normal çocuklarla mukayese etmektir. Ancak okul öncesi çocukları normal gelişim farklılıkları içinde,ayrılıklar ve ya aşırılıklar gösterebilirler. Bu gibi gelişimleri yetersizlik diye adlandırmak uygun olmaz. Gelişimlerinde ayrılık olduğu gözlenen çocukları bireysel ihtiyaçlarına göre hazırlanmış ve gelişmeleri için faydalı görevleri kapsayan öğrenme programlarıyla eğitilmelidirler.

 

Öğrenme yetersizliği olan çocukların sözlü ve yazılı dili anlama ve ya kullanmada olağanı dışında zorlukları var gibi görünmektedir. Erken çocukluk döneminde dinleme konuşma veya düşünmede problemleri olan bu çocukların ilerde de okumada, yazmada,telâffuzda ve ya aritmetikte problemlerinin olacağı düşünülebilir; mesela bu çocuklar gelişmemiş bir konuşma diline sahip olabilir,kitap harflerini öğrenmede,hatırlamada,konuşurken doğru kelimeyi bulmada zorluk çekebilir, zaman ve yeri şaşırabilir. Öğrenme yetersizliği olan çocukların en büyük ve önemli problemleri yeni bir bilgiyi kazanma ve ya öğrenmede ve dili kullanmadadır. Ayrıca şekilleri eşleştirmede,şekil yapma ve çizmede sayı , renk kavramlarını anlamada da güçlük çektikleri görülür.

 

Uzmanlar öğrenme yetersizliği olan çocukları belirlerken öğrenme yetersizliğinin diğer özürlerin sonucu olarak meydana gelip gelmediğini iyi tayin etmelidirler.

 

Öğrenme yetersizliği olan çocukların gösterdiği tipik davranışlar:

1-) İçgüdüsel hareket

2-) Dikkat dağınıklığı

3-) Dikkat süresinin kısalığı

4-) Talimatları izleyememe

5-) Hiperaktivite

6-) Durgunluk

7-) Aynı işi tekrarlama

8-) Genel becerisizlik

9-) Sağ ve ya sol elinin belirsizliği

10-)Diğer çocuklarla anlaşmazlıklar

Ancak bu davranışların tümü çocukta görülmeyebilir. Bu davranışların bir kısmı ya da çoğu birlikte görülebilir.

 

OKUMA BOZUKLUĞU:

Okuma bozukluğu, çocuğun yaşına , eğitimine ve zekasına göre okuma başarısının beklenenin altında olması şeklinde tanımlanır. Bu bozukluk, okumanın gerekli olduğu akademik başarı veya günlük etkinliklerde anlamlı sorunlar ortaya çıkarır. Eğer nörolojik bir durum veya algısal bozukluk varsa okuma probleminin derecesi bu gibi durumlardan dolayı artış gösterir. Özel öğrenme bozukluğu olan çocukların öykülerinde sıklıkla konuşma, dil ve heceleme bozuklukları da vardır.

 

Okuma bozukluğu oldukça sıktır; okul çağı çocuklarının %4 kadarında görülür. Okuma bozukluğu çocuğun kelimeleri tanıma yeteneğinde bir bozukluk , yavaş ve yanlış okuma ve iyi anlayamama ile karakterizedir. Ayrıca dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar yüksek oranda okuma bozukluğu riskindedirler. Öyküsel olarak okuma bozukluğu için “disleksia, geriye doğru okuma, öğrenme özrü, aleksia ve gelişimsel kelime körlüğü” gibi çeşitli etiketlerde kullanılmaktadır. Disleksia terimi çok uzun zamandan beri yaygın olarak ve sıklıkla konuşma ve dil sorunları ile sağ sol ayırımı karışıklığını da içeren bir öğrenme özrü sendromunu tanımlamak için kullanılmıştır. Okuma bozukluğu sıklıkla diğer akademik yeteneklerdeki özürlerle birliktedir. Disleksia terimi geniş anlamda öğrenme bozukluğu için kullanılan bir terimdir.

 

Okuma bozukluğu tanısı bir çocuğun okuma başarısı zekasından belirgin olarak geriyse konur. Diğer tanı özellikleri arasında hatırlama, harfleri ve kelimeleri sıra ile yazma, dil bilgisi ve çıkarım yapma güçlükleri vardır.

 

Tedavi:

Okuma bozukluğu için tedavi seçimindeki ilk şey çocuğun özel eksikliklerini ve zayıflıklarını doğru olarak değerlendirmektir. İkincisi uygun eğitim yaklaşımıdır. Bu sorunla olumlu bir şekilde başa çıkma stratejileri arasında çocuğun küçük ve yapılanmış okuma gruplarına girmesidir. Böylece çocuğun bireysel dikkati sağlanacak ve yardım alması kolaylaşacaktır.

 

Psikoterapide, terapist- çocuk ilişkisi eğitimsel tedavinin başarılı sonuç vermesi bakımından önemlidir. Çocuklar mümkün olduğu kadar sosyal işlev düzeylerine yakın bir sınıfa yerleştirilmeli ve okumada özel yardım verilmelidir. Birlikte ortaya çıkan duygusal ve davranışsal sorunlar uygun psikoterapötik yardımla tedavi edilmelidir. Ebeveyn işbirliği de yardımcıdır.

 

Öğrenme bozukluğu olan çocukların ortalama % 75 i sosyal yeterlilik bakımından da sorunludur. Bundan dolayı okuma bozukluğu olan çocuklar için tedavi programının bir parçası olarak sosyal yeteneklerin geliştirilmesi de önemlidir.

 

MATEMATİK BOZUKLUĞU:

Matematik bozukluğu öğrenme bozukluklarından birisidir. Matematik bozukluğunda 4 yetenek grubunda bozuklukların olduğu belirlenmiştir.

 

  • Dil yetenekleri (matematik terimlerini anlama ve yazılı problemleri matematik sembollerine çevirme)
  • Algısal yetenek (sembolleri tanıma ve anlama,sayıları kümeleştirme yeteneği)
  • Matematik yetenekleri (toplama,çıkarma,çarpma,bölme ve temel işlemlerin sırasını izleme)
  • Dikkat yetenekleri (rakamları doğru yazma ve işlem sembollerini doğru gözleme)
  • Okuma bozukluğu,gelişimsel koordinasyon bozukluğu ve karışık algılayıcı-ifade edici dil bozukluğu sıklıkla matematik bozukluğu ile birliktedir.

 

Matematik bozukluğunun nedeni bilinmemektedir. Bir ilk kuram sağ serebral hemisferde,özellikle oksipital lob alanlarında nörolojik bir eksikliğin olduğunu ileri sürmüştür. Bu bölgeler görsel uzaysal uyaran işlemlerinden ve dolayısıyla matematik yeteneğinden sorumludur.

 

Çeşitli eğitimsel tedavilerin etkinliği tartışılmakla birlikte bugün matematik bozukluğu için en etkili tedavi eğitimdir. Ortak kanı,eğer tedavi yöntemleri ve materyal o çocuğa,o bozukluğa,o bozukluğun şiddetine ve öğretim planlarının uygulanabilirliğine uygunsa eğitimin yararlı olduğudur. Yakın zamandaki bir araştırma matematik eğitiminin hesaplamaktan çok problem çözme etkinliğinde yardımcı olduğunu göstermiştir. Bilgisayar programları da yardımcı olabilir ve eğitim desteğini arttırır. Sosyal yetenek eksiklikleri çocuğun yardım aramasında direnç oluşturur. Bundan dolayı sosyal alanlarda olumlu problem çözme yeteneklerinin geliştirilmesinde matematik yeteneği eksikliğine yardımcı olur. Koordinasyon sorunu da matematik bozukluğu ile birlikte olabilir. Bu gibi durumlarda fiziksel tedavi ve duygusal bütünleşmeyi sağlayıcı etkinlikler yardımcı olabilir.

 

YAZILI İFADE BOZUKLUĞU:

Bir kişinin yaşından,zeka kapasitesinden ve eğitim düzeyinden beklenenden daha düşük olan yazma yeteneği yazılı ifade bozukluğudur. Bunun yazılı ifade bozukluğu olabilmesi için nörolojik ve duyusal bir eksikliğe bağlı olmaması ve kişinin okul performansında,günlük yaşamda yazmayı gerektiren durumlarda bozukluklar yapması gerekmektedir. Yazma probleminde heceleri kötü yazma, yazım ve işaret hataları yapma ve de kötü el yazısı görülür.

 

Yazma özrü sıklıkla diğer öğrenme bozuklukları ile birliktedir fakat yazma dil ve okumadan daha sonra kullanıldığından ileride tanı konur.

 

Yazılı ifade bozukluğu tanısı kişinin metin yazarken devamlı kötü performans göstermesiyle konur. Bunlar arasında el yazısında,heceleme yeteneğinde ve cümlelerde kelimelerin doğru olarak yerleştirilmesinde bozukluklar vardır.

 

Destekleyici yazılı ifade yöntemleri etkili olabilir. Bunun yoğun,devamlı ve birebir uygulanmasıyla en iyi tedavi sonuçları elde edilir. Bazı özel okullardaki öğretmenler günde iki saat kadar yazma dersi uygular. Bu bozukluğun tedavisinde psikoterapideki gibi yeteri kadar ebeveyn-terapist ilişkisi gerekir. Çocuğun motivasyonu tedavinin uzun süredeki etkinliğini önemli ölçüde etkiler. Birlikte diğer öğrenme bozuklukları ve ikincil duygusal ve davranışsal sorunlar varsa bunlara da dikkat edilmeli ve uygun psikiyatrik tedavi ile ebeveyn işbirliği yapılmalıdır.

27/01/2020 Gün Ortalama:0  Bugün 6 Ziyaret var  Sitede 2 kişi var  IP:35.175.201.14